İstanbul Devlet Tiyatrosu Perdelerini Açıyor!

2011-09-22 09:42:00

  İstanbul Devlet Tiyatrosu (İDT) 2011-2012 Tiyatro sezonunu 1 Ekim’de açıyor.   İDT yeni sezonda 8 sahnede, onlarca seçkin oyunu tiyatro severlerle buluşturmaya devam edecek. Ekim ayı içinde, dördü Türkiye prömiyeri olmak üzere  dünya gündemini belirleyen pek çok konunun yer aldığı 6 yeni oyun seyirci karşısına çıkacak.. İktidarın keyfiliği olgusuna son derece keyifli bir eleştiri getiren AT, 2. Dünya Savaşı sonrası çağdaş sanat felsefesinin tüm tartışmalarını içinde barındıran ve soyut ekspresyonist ressam Rothko’nun atölyesinde geçen KIRMIZI, suların tükenmesiyle tuvaletlerin özelleştirilmesine karşı çıkan bir isyanı son derece eğlenceli bir dille anlatan ünlü Broadway müzikali SİDİKLİ KASABASI MÜZİKALİ, pek çokları tarafından aklı ve düşünceleriyle değil ancak Filozof Heidegger ile ilişkisi bağlamında yargılanan çağımızın en önemli kadın düşünürlerinden Hanna Arendt’in yaşamına göz atan AŞKIN SIRADANLIĞI, Ortadoğu’nun kanlı iç savaşlarında bir kadının hayatını temel alan ve bu yılki İstanbul Film Festivali’nde de filmi gösterilen ve en iyi yabancı film Oscar’ına aday gösterilen YANIK, evsizler arasında var olmaya çalışan bir kadının sevdiği adamın cesedinin peşine düştüğü ANITA’NIN AŞKI YA DA ANTIGONE  NEW YORK’TA adlı oyunlar Ekim ayı prömiyerleridir. 2011-2012 Sezonu Ekim Ayı  Oyunları: AT Caligula çok sevdiği atını Roma senatosuna konsül olarak atar. Halk Caligula’nın kararını sorgulamaya cesaret edemediği gibi, bir de at modası ortalığı kasıp kavurur. Bu oyun, Caligula’nın halkın iyiliğini hiçe sayarak sadece kendi erkine güvenerek keyfi olarak atadığı at  konsü... Devamı

Bu Yılki Bienal Tarihin En İyisi

2011-09-19 09:12:00

  Türkiye’nin çağdaş sanat alanında düzenlenen en kapsamlı, yenilikçi, heyecan verici, tüm dünyadan sanat izleyicisinin de ajandasında yer alan 12. İstanbul Bienali sanatseverleri bekliyor.   KÜLTÜR SANAT SERVİSİ Bugünden itibaren izlenebilecek olan ve 500’ü aşkın eseri bir arada sunan İstanbul Bienali, arka arkaya iki açılışla başlangıç yaptı. Önceki gün düzenlenen basın toplantısı, bugüne kadar yapılmış en kalabalık toplantıydı: İki binin üzerinde yerli ve yabancı basın mensubu, küratörler, sanat yazarları ve sanatçılarÖ Aynı günün akşamı düzenlenen bienal partisi ve dün akşam gerçekleşen açılış partisi de Venedik Bienali’nin partilerini aratmadı. Adriano Pedrosa ve Jens Hoffmann küratörlüğünde ‘İsimsiz (12. İstanbul Bienali), 2011’ başlığıyla düzenlenen 12. İstanbul Bienali, Küba asıllı Amerikalı sanatçı Felix Gonzalez-Torres’ten ilham alıyor. Gonzalez  Torres’in eserleri olmasa da ruhu Bienal’in her bölümünde hissediliyor. Zaten başlık da ondan hareketle ‘İsimsiz’ olarak belirlendi; çünkü Gonzalez-Torres de eserlerini ‘İsimsiz’ olarak adlandırıyor. Beş karma sergi var Bienal bu yıl kişisel sunumların yanı sıra beş de karma sergi sunuyor izleyicisine. Ve tabii ki bu beş karma sergide de Gonzalez-Torres’in ağırlığını hissediyoruz. “İsimsiz” (Ross), “İsimsiz” (Soyutlama), “İsimsiz” (Pasaport), “İsimsiz” (Tarih) ve “İsimsiz” (Ateşli Silahla Ölüm” başlıklı bölümlerin her biri Gonzalez-Torres’in bir yapıtından esinleniyor. Bu beş karma sergi de, ele aldığı eşcinsellik, kimlik, göç, militarizm, aşk, sınırlar gibi kavramları şi... Devamı